Haberler


08

Burdur Ticaret Borsası Meclisi tarafından ilçelerde düzenlenen iftar yemekleri hız kesmeden devam ediyor. Son olarak Bucak, Ağlasun, Çeltikçi üyelerine yönelik iftar yemeği düzenlendi. Üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleşen yemekte konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Ömer Faruk Gündüzalp, “Petrol ve doğalgaz yönünden şansı olmayan ülkemizin insanlarının çalışkan ve üretime meraklı olması, bizim en büyük zenginliğimizdir” dedi.

Bucak Kent Ormanı’nda gerçekleşen iftar yemeğine, Bucak İlçe Emniyet Müdürü Oğuz Çatalkaya, Bucak İlçe Jandarma Komutanı Vahdet Nart, Burdur Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hikmet Çangır, Burdur Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Bucak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı H. Yalçın Mecikoğlu, Burdur Ticaret Borsası Meclis Üyeleri Adnan Yanıkara, Cengiz Gürcan, Suat Atalay, Halil Aygün, Bucak-Ağlasun-Çeltikçi üyeleri ile davetliler katıldı.

İftar yemeğinin ardından Bucak-Ağlasun ve Çeltikçi üyelerine yönelik bir konuşma yapan Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Burdur’un, Türkiye’deki süt üretimi sıralamasında ilk 10 il içerisinde olduğunu belirterek, “Günlük Bin 160 ton, yıllık ise 424 bin ton süt üretimi gerçekleşmektedir. Haliyle Bucak ilçemizde süt mamulleri üreten tesislerimizde bulunmaktadır. Ancak, Üretilen sütün büyük bir kısmı (yaklaşık % 70’i) İl dışındaki işleme tesislerine gitmekte ve bu tesislerde işlenmektedir. Bu da üretilen sütten yeteri kadar katma değer elde edilememesine neden olmaktadır. Bizim, yan komşumuz olan Antalya’nın arka bahçesi konumundan biran evvel kurtularak,  kendi sütümüzü kendimiz işleyerek, katma değerimizi arttırmalıyız” dedi.

Bucak ilçesinde yaklaşık 10 bin üretici, 34 bin büyükbaş, 66 bin küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu aktaran Gündüzalp, “Optimum işletme büyüklüğünde olan işletme sayısı ne yazık ki azdır. Az sayıda hayvan ile yapılan üretimlerin daha büyük çiftlik yatırımına dönüşememesi, mevcut işletmelerimizin rekabet güçlerini her geçen gün azaltmaktadır. Köylerimizdeki üreticilerimiz, aile işletmelerini bir kenara bırakıp, Kooperatiflerimizin öncülüğünde, toplu besleme merkezine yönelmeleri ve bunun yanın da toplu süt sağım merkezlerini kurmaları gerekmektedir” diye konuştu.

Ülke nüfusunun ve milli gelirin artışıyla birlikte hayvansal protein talebinin giderek arttığına değinen Gündüzalp, “Bu nedenle büyükbaş hayvancılığın, kırsal alanın ekonomik faaliyetleri arasındaki önemi günden güne artmaktadır. Ancak ilimizde yeteri kadar besi hayvanı mevcut olmadığından destek başvurularının kolaylaştırılması, kombine verimli ırkların yetiştiriciliği artırılmalıdır. İlimiz teke yöresi olarak anılmasına rağmen son yıllarda küçükbaş hayvan üretimimiz arzu edilen kadar gelişmemiştir. İlimizde, küçükbaş havyan sayısı 2017 yılı itibariyle 400 bin civarındadır. Bu rakam, özellikle et üretimi için yeterli değildir. Piyasada küçükbaş hayvan etinin tüketilmesine ve talebin artırılmasına yönelik özendirici çalışmalar yapılmalıdır” şeklinde konuştu.

Diğer bir sorununda buzağı kayıpları olduğuna dikkat çeken Gündüzalp, “Mevcut durumda ilimizde doğum öncesi, doğum esnasında ve doğumdan sonra vuku bulan buzağı kayıp oranı yüksek olup, %13’leri bulduğu bilinmektedir. Doğacak 80 bin buzağının belirtiler orana tekabül eden sayısı 10 bin buzağıyı bulmaktadır. 2017 yılı içerisinde ilimize yurtdışından ithal edilen erkek besi materyali sayısının toplam 720 olduğu düşünülürse kaybedilen buzağı sayısının önemi ortaya çıkacaktır. Anaç başına ortalama buzağılama süresi 450-500 gün olup, bu sürenin 360-380 güne düşürülmesi, üreticinin gelirini arttıracaktır. Buzağı kayıplarını önlemek için Bakanlığımızın aşılama programında olmayan karma aşıların uygulanmasını sağlayacak programlar yapılmalı, konunun muhatabı sivil toplum örgütleri işbirliği yapmalıdır” dedi.

Türkiye’nin doğalgazımız ve petrollünün olmadığını ifade eden Gündüzalp, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü, “Bizim çalışmaya, üretmeye ihtiyacımız var. Zira üretimi olmayan bir ülke, üreten diğer ülkelere muhtaç bir haldedir. Petrol ve doğalgaz yönünden şansı olmayan ülkemizin insanlarının çalışkan olması ve üretime meraklı olması, bizim en büyük zenginliğimizdir. Bu iftar yemeği vesilesiyle, mübarek Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan dilerken, bizi bu soframızda yalnız bırakmayan kıymetli üyelerimiz ve değerli konuklarımıza bir kez daha teşekkür ediyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum.”

08/06/2018 Burdur Ticaret Borsası Bası Danışmanlığı

Okunma Sayısı: 673
resim
Yazdır