Haberler


19

Burdur’da, kooperatifleşmenin en güzel örneği, Kemer ilçesine bağlı Akören köyünde sergilendi. Kemer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Kemer Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü işbirliğinde, Akören Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi destekleriyle ‘Peynir Üretim Kursu’ düzenlendi. Peynir üretim kursunu başarıyla tamamlayan kadın üreticiler, artık markalaşarak, kendilerine Pazar bulacak.

Akören köyünde düzenlenen sertifika törenine, Kemer Kaymakamı Uğur Köroğlu, Ak Parti Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur, Kemer Belediye Başkanı Durmuş Erdem, Burdur Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hikmet Çangır, Burdur Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan, Köy-Koop. Başkanı Yakup Yıldız, Burdur-Isparta Pancar Ekicileri Başkanı Nasuh Eroğuz, Burdur Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Turan Çayır, İl Tarım ve Orman Müdürü Oktay Darcan, daire müdürleri, kooperatif başkanları ve davetliler katıldı.

Törenin açılış konuşmasını yapan Akören Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Niyazi Boz, üretim olmadan, kalkınmanın olamayacağını belirterek, “Bir ülkeyi güçlü yapan, üretim gücüdür. Başkalarının tasarladığını üretmek bizlere güç kazandırmaz. Mutlaka bilgiyi ve teknolojiyi üretime çevirmemiz gerek. Kendi yaptığımız ürünleri önemsemezsek, yabancıların ürettiği ürünlerle kalkınmamızı sürdüremeyiz. Bizler de Akören Kooperatifi olarak,  önce üretim demeyi şiar edindik ve köyümüzdeki kadın üreticilerimize, kendi ürettiği sütlerle nasıl daha kaliteli peynir yapabilirimin çalışmalarını başlattık. Kemer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüz ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğümüz ile ortaklaşa yaptığımız çalışmalar sonucu,  Peynir Üretim Kursu düzenledik” şeklinde konuştu.

Düzenlenen bu kurstan önce, yaklaşık 10 kilo sütten 1 kilo peynir elde eden kadın üreticilerin, aldıkları kurs sayesinde, yaklaşık 5 kilo sütten 1 kilo peynir üretmeyi başardıklarını aktaran Boz, “Kaliteli peynir üretimi, ancak kaliteli süt ile mümkün. Bizimde kaliteli sütümüz olduğuna göre, sadece sütü işleyip, mamul haline getirmek kaldı.  Kadın üreticilerimiz artık hijyenik ortamda, doğal peynir üretip, ev ekonomilerine katkı sağlayacak durama geldiler. Kurslarımız inşallah gelen talepler doğrultusunda devam edecek” dedi.

Burdur’un, kendi kabına sığmayan, Türkiye’ye hayvancılıkta rol model olacak il olduğunu vurgulayan Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp ise “Bunu söylerken altı boş olarak söylemiyoruz. Yaptığımız icraatlarla Burdur’un, Burdur üreticisinin, Burdur halkının yaptığı işlerle söylüyoruz. Benim iki ayrı hayalim vardı ikisini de bu köyümüzde gerçekleştirdik. 15 yıl önce İğdeli köyümüzde toplu sağım merkezi projesiydi. Bina yaptığımızda, Türkiye’nin ilk ve tek projesiydi. Bundaki temel amaç, köylümüzü köyünde üretim yaptırmaktı” dedi.

Şuanda 15 civarında merkezi sağım tesisiyle, yapılan işin ne kadar doğru olduğunu gördüklerini ifade eden Gündüzalp sözlerini şu şekilde sürdürdü, “İkincisi ise ürettiğimiz süt ile kooperatif olarak sanayilerle rekabet edemeyiz ama biz bu ürünü otantik ve doğal olarak şarküterilerde satışını yapabiliriz. Biz bu üretimleri ne kadar yaygınlaştırabilirsek, o kadar başarılı alacağız demektir. Bunları yapabilmenin tek yolu da üretimden, bir ve beraber olmaktan geçiyor. Biz kalkınmak istiyorsak üretmek zorundayız. Bakanlığımız gerekli destekleri veriyor ama köylümüz üretimden kaçıyor. Köylümüzü üretimden kaçırmamak için bir şeyler yapmamız lazım. Köylümüze biraz daha fazla destek vermemiz lazım. Kaliteli sütü daha ucuza mal edebilmek için sanayiden uzaklaşmamız lazım, yani sanayi yeminden uzaklaşmamız lazım. Kullandığımız fabrika yeminin yüzde 65’ini yurt dışından ithal getirdiğimiz bir ülkede, ne tarım ve hayvancılıktan bahsedebiliriz, ne de üreticimize para kazandırabiliriz. Bunun çözmenin tek yolu, üretmek. Siz üretin, siz ürettikçe biz sizlerin yanındayız.”

Çok güzel bir işin temelini Akören’de attıklarını belirten Köy-Koop Başkanı Yakup Yıldız’da, “Bizler üretmek zorundayız, tarım arazilerimizden başlayıp, hayvancılıkla geçimimizi sağlıyoruz. Türkiye geneline baktığımız zaman nüfusa göre en fazla süt üretimi yapan illerin başındayız. Biz ne yapıyoruz, üretip, sanayiye sütümüzü satıyoruz. Önemli olan üretmiş olduğumuz ürünü, mamul madde haline getirip pazara arz etmek. Az önce kooperatif başkanımız söyledi, 10 kg. sütten bir kg. peynir elde ediyoruz diye, aslında 5 kg. sütten bir kg. peynir elde etmek yüzde yüz eğitimle ilgili bir olay. Bizim belimizi büken maliyetler. Bu maliyetleri biz aşağı çekebildiğimiz zaman, köylümüz daha çok kazanacak, daha çok üretime katkı sağlayacak” ifadelerini kullandı.

Burdur’un, Türkiye’de sütüyle marka olduğu, hayvancılığı ile anıldığı aktaran DSYB Başkanı Kamil Özcan ise “Burdur ürettiği sütüyle, Türkiye’deki illere bakıldığında, üretmesi gerekenden iki kat fazlasını üretiyor. Biz, 500 bin hayvanı olan illerle kıyaslanmak istemiyoruz. Artık bundan sonra bu tür çıkışlarla gündeme geleceğiz. Artık sütün katma değerini burada kalmasını bu şekilde gerçekleştirebileceğiz. Bizlere düşende bu ürünlerimize Pazar bulmak. Kooperatif başkanımızın bu konuda ufku çok geniş, kendisini tebrik ediyorum” dedi.

Bu tür kursların, ortak paydaşlarıyla birlikte yapıldığında nasıl başarıya ulaştığını göstermiş olduğunu ifade eden Ak Parti Milletvekili Yasin Uğur, “Bundan sonraki adımda inşallah markalaşma yönünde olacak. ekonomik katkısı da, mutlaka hem köyümüze hem ilimize hem de üretici kardeşlerimize olacaktır. Ülkemizde üretim hakikaten önemli. Ekonomik krizlerden çıkmanın tek yolu, üretimdir. Kendi ürünümüzü kendimizi ürettiğimiz müddetçe hem ekonomik saldırılardan etkilenmeyiz hem de kendi ürünümüz olduğu için daha çok katma değer olur, karşılığında para kazanırız” şeklinde konuştu.

Bu tür çalışmaların, ideali olan, kafasına bir şeyi koyup da, daha iyisini daha güzelini yapayım diye düşünenlerin ortaya çıkardığı hizmetler olduğunu aktaran Ak Parti Milletvekili Bayram Özçelik; “Mevcudu elinde tutup, zaman içerisinde devam eder gider diye düşünen bir zihniyet olursa hiçbir ilerleme kaydedilmez. Ama en güzelini, en iyisini ben yapayım, memleketime katkım olsun düşüncesi olursa ortaya böyle güzel bir sonuç çıkıyor. Ülkemize 190’a yakı peynir çeşidinin olduğu ifade ediliyor. Demek ki ne kadar çeşit üretilirse, ne kadar katkı verilirse bunun toplum tarafından da tüketildiği ortaya çıkıyor. Ben emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Biz hayvancılığın merkezinde olan bir vilayetiz. Türkiye’de hayvancılık adına söz söylediklerinde karşılık bulacak başkanlar Burdur’da. Allah nasip ederse Aralık ayında Tarım ve Orman Bakanımızı Burdur’a davet ettik. Bakanımız ile bir toplantımız olacak, o toplantıda Burdur’da söyleneceklerin önem arz ettiğini tekrar vurguluyorum, başkanlarım bunun farkında. İnşallah biz Türkiye hayvancılığına burada büyük bir katkı sağlamış olacağız” diye konuştu.

Yapılan işe herkesin saygı duyduğunu ifade eden Kemer Kaymakamı Uğur Köroğlu ise “Sabahın erken saatinde kalkıp, gerçekten herkesin yapamayacağı bir işi yapıyorlar. Bu küçük ölçekli işletmelerimiz kooperatif aracılığı ile bir araya gelerek, tesisleşme yolunda ciddi adımlar atmaları gerekiyor. Bu sertifika töreniyle şunu da görüyoruz ki, markalaşma yolunda da, üyelerine kurs aldırarak, bunu manada ciddi girişimlerin yakın gelecekte olacağını da görüyoruz. Kooperatiflerin iyi yönetilebildiği, üyeleri tarafından denetlenebildiği çok önemli. Ben ilçemizde hayvancılık ve tarımsal alanda faaliyet gösteren kooperatiflerimizin tesisleşme yolunda çok daha ciddi adımlar atacağını ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yapılan konuşmaların ardından, kursu başarıyla tamamlayan kadın üreticilere belgeleri, protokol üyeleri tarafından verildi.

17/11/2018 Burdur Ticaret Borsası Basın Danışmanlığı

Okunma Sayısı: 147
resim
Yazdır